Kelebeğin Şarkısı

Kulaklarımda müzik, ellerim cebimde, içimde ömre bedel kelebeklerimle yoluma devam ediyordum.

Otobüsten inmeden evvel etraflıca kontrol etti oturduğu yeri. Acaba bir şey düşürdüm mü endişesiyle bakınıyordu. Kontrolü bitmiş ve düşürmediğinden emin olmuş ki kapıya doğru yollandı. İlk adımını yine tereddütlü attı ama ikinci adımı kendinden beklenmeyecek, emin bir şekilde attı ve etrafına bakınmaya başladı. Yaz mevsimi tüm kavuruculuğuyla merhaba demişti bile ama Hasan hâlâ üzerinden çıkarmadığı siyah örme hırkasını giyiyordu. Gerçekten rahat edebiliyor muydu? Bunu hep sormak istemişimdir ama başkalarının işine de burnumu sokmamam gerektiğini acı bir tecrübeyle öğrendim.

O kadar sıcaktı ki yarım kolla dolaşırken insanın soyunası geliyordu fakat Hasan için hava hoş gibiydi. Bugün bir başkaydı sanki Hasan. Sürekli çıktığı saatin dışında çıkmıştı evinden. Başı önünde, omuzları çökmüş, ayaklarını kaldıracak mecali yokmuş gibi yerden sürüyerek yürüyordu. Bir an duraksadı. Eğildi, yerde bulduğu metali dikkatle incelemeye başladı. Baktı… baktı… baktı. Almaya değer bir şey olmadığı kanısına varmış olsa gerek, sinirle yere fırlatıp, adımlarını sıklaştırarak yola devam etti. O kadar hızlanmıştı ki artık görüş alanımdan çıkmıştı.

Güne garip olayla başlamanın vermiş olduğu mistik ve fantastik bir his yoğunluğuyla yürüyordum ben de. Aklımda Hasan, tepemde bindiren ve damarlarımdaki kanı buharlaştırdığını hissettiğim sıcak. Bunlara rağmen içimde anlamlandıramadığım bir coşku vardı. Belki kelebekler uçuşmuyordu ama varlıklarını hissedebiliyordum. Kulaklığımı sırt çantamdan çıkarıp, listeme göz attım. Aklımda tuttuğum şarkı kulaklarımda çınlıyordu artık. Bu sayede, içimde hissettiğim kelebekler büyük bir aşkla uçuşmaya başlamışlardı. Ah şu güzel kelebekler… Ömürleri kısa, güzellikleri ömre bedel kelebekler. Allı, morlu. Her çırpışta kanatları binbir renkle menevişlenen kelebekler.

Kulaklarımda müzik, ellerim cebimde, içimde ömre bedel kelebeklerimle yoluma devam ediyordum. Bir sonraki saniyenin ne getireceğini bilsek belki o an yapacağımız şeye bir son verebiliriz. Bir sonraki şarkının bizi yüreğimizden tutup, sıka sıka, vura vura geçmişe götüreceğini bilsek, kulaklığı çıkarır ıslık çalarak yolumuza devam ederiz belki de. ‪Hem belki de o çok sevdiğimiz bir sonraki, ağlamaklı şarkıda, kim bilir kaç kadın için ağladık. Bir şarkı bize çok şey anlatabilir. Kanat takıp, kelebeklerimizle uçurabilirken, bir sonraki şarkı kanatlarımızı kırıp, bir gün ömrü olan kelebeğin ömrünü bir şarkıda sonlandırabilir.‬‬‬‬

Mazlum TARHAN

Bir Cevap Yazın