Yarının Bilinmezliği

Büyük bir bilinmezin içinde doğup büyüyor insanoğlu. Hep yarının bilinmezliğini bugününü tahminleriyle yaşamaya çalışıyor. Yaşam deninlen öyle bir yalana inandırmış ki kendini, ölüm denen gerçeği göremez olmuş. John Lenon‘ın, acımasız gerçeği bir hançer gibi kalbimize ve ruhumuza sapladığı “Hayat; biz onu planlarken başımızdan gelip geçenlerdir.” sözü geliyor aklıma. Gerçekten dahice söylenmiş bir söz. Düşünsenize; biz bir şeyler yapmak için deli gibi çabalarken, hayat (veya kader dediğimiz döngü) tek hamlede tüm emeğimizi çöpe atabiliyor. O zaman neyin kavgası bu? Alıp veremediğimiz şey ne olabilir? Kazanma hırsı mı? Yoksa kaybetmeye olan tahammülsüzlük mü?

Yaradılış gereği sosyal bir canlıdır insanoğlu. Bir çevrede, bir grup insanla yaşamaya mecburdur. Çocukken herkesle arkadaştır. Büyüdükçe yanındakiler azalmaya başlar. Kimini kendisi elerken, kimi de kendini eler. Koca bir sınıfla başlayan ilkokul macerası beş on ortaokul arkadaşlığıyla son bulur. Lise ve üniversite bittiğinde ise neredeyse yalnızlaşmıştır artık. Çünkü artık insan seçmeyi biliyordur. İşine yarayanlar ve yaramayanlar olarak ayırıyordur insanları. İnsandır neticede topraktan var oldu, yağmur yağdı çamur oldu. Çirkinleşti. Mütevaziliğin erdemini unutup EGO’nun aşağılık kompleksine kaptırdı kendini. Kırdı… kırıldı. Ama asla ders çıkarmadı. Dedim ya; insanoğlu bu. Topraktan yaratıldı nihayetinde ve zamanla çamurlaştı.

Herkesin maskeyle dolaştığı bir dönemde, güler yüzlü insanların olduğunu bilmek ne kadar da güzel ve rahatlatıcı bir şey. Ben inanıyorum ki; eğer dünya dönüyorsa, yüreği güzel insanların hatırına dönüyor. O güzel insanları hayatımızdan eksik etmeyelim. Onları tutalım pamuklarla saralım, sarmalayalım. Asla incinmesinler. İncinip de hayatımızdan gitmesinler.

Yaşam boş bir tarlaysa, insanlar da tarlaya ekilen mahsüldür. Kaliteli ürün için tarlaya iyi bakmamız gerektiğini ve mahsülü ihmal etmememiz gerektiğini her daim hatırlamalıyız. Tarlanızın bereketli, mahsülünüzün sağlıklı olmasını ve hayatınızda iyi insanlarla karşılaşmanızı temenni ediyorum.

Mazlum TARHAN

Bir Cevap Yazın