Sevimli Dostlarımız “Kediler”

Bezen miyavlayarak, bazen de çığlık atarak kendilerini bize hatırlatan küçük, sevimli minnoşlar. 

Kimilerimizin, ilk gördüğümüzde “aaaa… ne kadar minnoşsun sen, bebeğimmmm” dediği, kimilerimizinse “mendebur, pis, uğursuz” dediği, sevimli bir canlıdır kedi. Vefalı-vefasız, uğurlu-uğursuz, nankör-değil… bu tartışmalar ve fikirler böyle uzadı uzadıya devam edip gidiyor. Bana göre kediler tamamen antidepresan olarak hayatımızda yer alabilir. Peki gerçekten de kedileri nasıl tanımlayabiliriz?

😻 ❤️ 😻 ❤️ 😻

Kediler için pek çok internet sayfasında, pek çok bilgi mevcut. Fakat kedilerin insanla olan yaşamının, köpekler kadar eski olmayışından olsa gerek, köpeklerle ilgili kesin bilgiler daha fazla. Bir internet sitesinde denk geldiğim yazıda şöyle diyordu; “2004 yılında Kıbrıs’ta tarih öncesi kedi mezarını ortaya çıkaran araştırmacılar, insanların kedileri 9500 yıl önce evcilleştirmiş olabileceğini söyledi. Bir insanın yanına dikkatlice gömülen kedinin yanında taş aletler ve takılar da bulunmuştu. Bu keşfe kadar, kedilerin Antik Mısırlılar tarafından 4000 yıl önce evcilleştirildiği düşünülüyordu. Fakat Kıbrıs’ta bulunan bu kanıtlar, kedilerin bundan çok daha önce Mısır dışında da kültürel olarak önemli olduklarını gösterdi.” Arkeofi.com

Geçen yıllar içinde, insanoğlu ve sevimli dostu kedi, daha anlaşabilir hale gelmiş olacak ki, insanlar kedilerin ihtiyaç duyduğu besinleri, sağlık muayenelerini geliştirmeye başladı. Bu da günümüzde veterinerlik hizmetini ileri boyutlara taşımış.

Günümüzde, hemen her evde en az bir kedi dostumuz var. Bunun yanı sıra, maalesef sokaklarda yüzlercesi hatta binlercesi yaşam savaşı vermekte. Asırlardır bize dostluğunu ve hizmetini sunan küçük canlılara iyi bakmak ve korumak, biz insanların görevi olmalı. Velev ki sevmiyorsak bile, en azından zarar vermemeliyiz. Çünkü zarar vermemiz için hiçbir gerekçemiz yok.

Bir kap mama, bir kap su 🙏❤️

Sağlıcakla kalın…

Bir Cevap Yazın